21 Haziran 2015 Pazar

Başka Dilde Aşk - Mia Sheridan

Kitap Adı: Başka Dilde Aşk
Yazar: Mia Sheridan
Orijinal Adı: Archer’s Voice
Seri Bilgisi: -
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Basım Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 392
Goodreads Puanı: 4.52

  Puanım:

 




Başka Dilde Aşk, korkunç bir gecenin hatıralarına zincirlenmiş bir kadının ve sevgisiyle o zincirleri kırabilecek adamın hikâyesi.

Geçmişin acı yüklü izlerini taşıyan sessiz bir adamın ve sesini bulmasına yardım edebilecek kadının hikâyesi.

Acının, kaderin ve aşkın iyileştirici gücünün hikâyesi…

“Bir anlık korku anında ikimiz de farklı davranmıştık ama ikimiz de hala yaralıydık. Belki de söz konusu acı olduğunda yanlış veya doğru, siyah veya beyaz yoktu, binlerce tonda gri ile kendimizi sorumlu tuttuğum şeyler vardı.”

Yaşananlardan dolayı kendini sorumlu tutan ve hala yaraları olan iki insan. Archer Hale. Bree Prescott. Peki ya aşk, bu yaralara merhem olabilecek mi?





İlk olarak kitabın rengi, kapağı (orijinal kapağa benziyor fakat yayınevi kapağı biraz değiştirip ortaya çok daha güzel bir iş çıkarmışlar) ve ismi (ismin kitabın içeriğiyle uyumu) çok güzel. Kurgusu da öyle. Her ne kadar ilk başlarda aşk üçgeni olacak diye çok korksam da. Fakat karakterlere ısınamadığımdan için mi, bilmiyorum bir türlü okuyamadım kitabı. 5 gündür elimde süründü. Aslında öyle nefret edilesi karakterler değillerdi ama erkek karakterin kendine olan güvensizliği yer yer beni bunalttı. Buna rağmen karakterler diğer kitaplardaki karakterlere benzemiyordu. Kız karakterimiz ne istediğini biliyordu, saçma sapan triplere girip olayı büyütmedi. Erkek karakter de bu sıralar oldukça yaygın olan ‘kötü çocuk’lardan değildi.



“Aklın kayıplarınla birer birer baş etmene izin verir miydi? Birden bütün acı yüreğine hücum ederse üzüntüden deliye dönmez miydin? Acı ve iyileşme onları hisseden insanlar kadar bireysel şeylerdi.”

Beni sıkan +18 içeriğinin çok fazla olmasıydı. Normalde de erotik kitap okumayı sevmem ama burada beni rahatsız eden bu sahnelerin çok fazla oluşuydu. Sanki yazar kitabı uzatmak için bu kadar fazla sahne eklemiş gibiydi.

 “Ve belki de daha çok kırıkları olanlar için ışığın daha çok parladığına inanmayı denemek zorundayız.”

Sonuç olarak kitap beklentilerimin altında kaldı. okumak isterseniz alın okuyun ama büyük beklentilerle de başlamayın.

“Sessizliği getirdin sen,
Duyduğum en güzel sesti,
Çünkü senin olduğun yerdi.
Şimdi bunu benden alıyorsun.
Ve artık dünyadaki tüm o sesler,
Kırık kalbimi tamir edebilecek kadar yüksek seste değil.
Sonsuz, uçsuz bucaksız yıldızlara bakıyor ve fısıldıyordum,
Bana geri dön,
Bana geri dön,
Bana geri dön.”                      
                                        
                          
         
                                                                                                                

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder