19 Haziran 2015 Cuma

Karanlıkta Buldum Seni – A.Meredith.Walters


              Kitap Adı: Karanlıkta Buldum Seni 
            Yazar: A.Meredith Walters
            Orjinal Adı: Find you in the Dark
            Seri Bilgisi: Find you in the Dark, #1
            Yayınevi: GO!
            Basım Yılı: 2015
            Sayfa Sayısı: 456
            Goodreads Puanı: 4.02 

          Puanım:

 


"Sen beni karanlıkta buldun ve kendimden kurtardın. Seni sonsuza dek seveceğim." Maggie Young, kendi deyimiyle, küçük bir kasabada, süper not ortalaması ve sıradan okul aktiviteleriyle yaşayıp giden sıradan bir kızdır. Normal bir ailesi, normal bir okulu, normal arkadaşları, kısacası normal bir hayatı vardır. On sekiz yaşına girmek için gün sayan Maggie, artık sıra dışı bir şeyler yaşamak, tutkuyla sevebileceği bir şeylere sahip olmak ister. Ve Kader Karşısına Clayton Reed'i Çıkartır…

Clayton Reed. Kasabadaki yeni çocuk. Kimseye yüz vermeyen gizemli yakışıklı. Geçmişinden kaçıp sığındığı bu küçük kasabada, her şeyden ve herkesten uzak durmaya kararlı. Maggie Hariç…

Herkesten köşe bucak kaçan Clayton, dış dünyayla arasına kalın duvarlar örse de Maggie o duvarların ardında neler olup bittiğini öğrenmeye kararlıdır. Çünkü tanıdığı hiç kimseye benzemeyen bu gizemli yabancıya deliler gibi âşık olmuştur. Ama o duvarların ardında yaşananlar Maggie'nin tahmin edebileceğinden çok daha korkunçtur. Clayton çok geçmeden adeta bir kelebek gibi Maggie'nin ışığına kapılıp özgürleştiğini sanır, Maggie ise Clayton'ın karanlığına hapsolur. Gün geçtikçe büyüyen bu karanlık, ikisini de yavaş yavaş yutarken onlar aşklarının her şeyin üstesinden geleceğine inanmaya devam eder. Çünkü delice bir aşktır onlarınki. Ya da belki sadece delilik… New York Times çok satan yazarı A. Meredith Walters'tan kırık bir "ilk aşk" hikâyesi...


Çok garipti. Gercekten. Bence kitap klişe değildi. Tanismalari bile bana klise gelmedi. Konusu özgündü. Cocuk baslarda cok gizemliydi. Dusmus melek mi acaba diye dusunmedim degil. Kitabin bu kadar kotu yorumu hak ettigini dusunmuyorum. Evet baslari tam bir wattpad hikayesi gibiydi. Dili cok sadeydi ama sonradan yazar toparladi. Belki de ben heyecanina kapildigim icim farkedemedim, bilmiyorum.

Kitabin en onemli sorunu karakterleriydi bence. Maggie igrencti. Ya bir insan nasil her seye normalmis gibi bakabilir? Nasil boyle degisik-onu tanimlayacak baska kelime bulamiyorum- olabilir? Bir de baslarda "Birbirini bizim kadar cok seven birileri daha olduguna inanmiyorum" gibi bir sey soyleyince baya bi gulmustum sxjxsxk Clay'i da cok sevemedim. Aslinda sevdim de iste... Surekli kizin pesinden kosmasi banaTatli Bela kitabindaki Travis kadar itici gelmedi. Cunku Clay'in kaybetme korkusunu anlayabiliyordum. Canim benim. Ama kitapta kiza soyledigi en az 15 tane "Ozur dilerim."cumlesini bulabilirdik.

"Bazen özür dilemenin yetmediğini öğrendim. Bazen gerçekten değişmek gerekiyormuş."

Ya igrenc bir aileye sahip oldugu icin ve yine igrenc bi kiza asik oldugu icin ona aciyip onu sevdigimi kabullenebilirim sanirim. Bir de surekli Maggie'nin Clay'in pesinden karanliga suruklendigi vurgulaniyordu. Keske yazar bizi de karanliga surukleyebilseydi. Konuyu baska bir yazar işleseydi ortaya daha karamsar daha etkileyici bir eser cikabilirdi.

"Güçlü bir akıntı beni dibe doğru çekiyordu. Güzel bir karanlığın derinliklerine doğru çekiliyordum."

Her şey de kotu degildi. Sevgili olmadan onceki anilari cok guzeldi mesela :")

" En kusursuz anılar, unutulması en çok acı verenlerdir."

Allahim yorum da yapamiyorum. Ikilemde kaldim. Ilk defa bi kitaba puan verirken bu kadar zorlandim sanirim. Kitabi sevip sevmedigimi de bilmiyorum. Garip.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder