18 Haziran 2015 Perşembe

KABT 1.Blog Tur // Hiçliğin Kıyısında – J.A.Redmerski

Alaskanın Labirenti logosu
Kitap Adı: Hiçliğin Kıyısında
Yazar: J.A.Redmerski
Orijinal Adı: The Edge of Never
Seri Bilgisi: The Edge of Never, #1
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Basım Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 472
Goodreads Puanı: 4.31

   Puanım:





Yirmi yaşındaki Camryn, alışılmışın dışında bir yaşam tarzı düşlemektedir. Fakat başına gelen trajediler bu yaşamı kendisinden zorla çekip alınca, ilk bulduğu otobüse atlayarak varış noktasını bilmediği bir yolculuğa çıkar. Çıktığı bu kendini yeniden keşfetme yolculuğunda, kendisi gibi nereye gideceğini bilmeyen, Andrew Parrish adında biriyle tanışır. Fakat Andrew'un da bazı karanlık sırları vardır…

Andrew yolculukları esnasında Camryn'e kimseye bağlı kalmadan, içinden geldiği gibi yaşama, en derin ve kuytu arzularına teslim olma sanatını öğretir. Ancak Andrew'un ondan gizlediği sır yolun sonunda kendisini beklemektedir. Bu sır ikiliyi bir araya getirebilecek midir, yoksa onları sonsuza dek birbirlerinden ayrılmaya mı mahkûm edecektir?




" Çantanı sırtına alıp dünyayı gezmek nasıl olur, hiç düşündün mü? "

Bu kitap size bunu düşünmeye itiyor. Sizi alıyor dünyanın bir ucundan bir ucuna sürüklüyor. O yüzden dikkatli olun !

Camryn Bennet. Sen nasıl güzel bir kızsın öyle? Gerçekten güzel. Kitabın kapağındaki kız alın. Tam bir Camryn. Düşünceleri de çok güzel, çok özel. Kendi içinde cevaplamaya çalıştığı sorular hepimizin aklına takılıyor ve bir kez daha her şeyi geride bırakıp dünyayı gezmenin nasıl bir şey olduğunu düşünüyorsunuz.

" Dün neden önceki sabah kalktığım saatte kalkıp, bir önceki gün yaptıklarımın aynısını yapma ihtiyacı duyduğumu düşünmüştüm. Bir parçamız içten içe serbest kalmak isterken bizi hep aynı şeyleri yapmaya mecbur eden neydi? "

Cam güzel olduğu kadar da çok acı çekmiş biri. Yaşadıkları hepimizin kalbinde bir yara bırakıyor. Hayatımda gözyaşı döktüğüm şeylerin aslında ne kadar saçma olduğunu farkettim ama sonuçta;

" Acı, acıdır güzelim. Birinin sorunun diğerinkinden daha az sarsıcı olması, o kişinin daha az acı çekmesini gerektirmez. "

Andrew Parrish. Sen nasıl güzel bir erkeksin öyle ? Normalde sürekli gülen tipleri sevmem ama Andrew sevilmeyecek gibi değil. Öncelikle çok yakışıklı. Yeşil gözlü ve gamzeleri var :) Allah'ım müthiş bir erkek. Yakışıklılığını geçtim düşünce yapısı çok güzel. Zaten zamanla Andrew ve Cam'in birbiri için yaratılmış olduklarını anlıyoruz. Evet o da büyük acılar çekmiş. Büyük ihtimal de sürekli espri yapıp gülerek de bu çektiği acıların üstünü kapatmaya çalışıyor. Ayrıca Andrew çok romantik. Her ne kadar bunu kabul etmese de gövdesine yaptırdığı dövme. Ah o dövme. Canım bu kadar tatlı olmasa bende gider aynısını yaptırırdım ama maalesef o kadar cesur değilim. He bir de Andrew'de bir ara bir adet Christian Grey gören sadece ben olamam. Neden olduğunu anlatmayayım ama bunu da söylemeden edemedim.

Kitabın bana kattığı en güzel şeylerden biri de müzik oldu. Paylaştığımız müzik listesindeki çoğu şarkı kitapta yer alıyor zaten ve yazarın müzik zevkinin ne kadar mükemmel olduğunu da anlamış oluyoruz.

Camryn ve Andrew'un tanışma sahnelerinde baya bi gülmüştüm. Komik değildi ama ben yine de güldüm. Aralarında geçen diyaloglar çok eğlenceliydi. Her zaman değil tabi. Kısaca ben bu kitapta güldüm, ağladım, ağladım. Sonra tekrar güldüm. Dram ve komedinin bu kadar güzel bir kurguyla ve akıcı bir dille anlatılmış olması bu kitabın unutulmazlarım arasına girmesini sağladı.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder