24 Haziran 2015 Çarşamba

Oniks - Jennifer L.Armentrout

Kitap Adı: Oniks                                              
Yazar: Jennifer L.Armentrout                      
Orijinal Adı: Onyx
Seri Bilgisi: Lux, #2
Yayınevi: DEX
Basım Yılı: 2012
Sayfa Sayısı: 396
Goodreads Puanı: 4.37

   Puanım:         

 
           
Daemon'la aramızda bir uzaylı bağı olmasının muhteşem olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz.

Gerçi bu bağa rağmen ona direnmeye kararlıyım. Ama bunu yapmak hiç de kolay değil çünkü Daemon (kahretsin!) gittikçe gözüme daha da taş gibi görünüyor. Üstelik bu sefer Arumlardan çok daha büyük bir problemimiz var. Savunma Dairesi kasabada.

Eğer Daemon'ın yapabildiklerini keşfeder ve benim de onunla bağım olduğunu anlarlarsa ikimizi de mahvedecekler. Bu arada okula yeni biri geldi ve herkesten gizlediği bir sırrı var. Bana neler olduğunu biliyor, yardım da edebilir ama bunun için (sanki mümkünmüş gibi) Daemon'a yalan söylemeli ve ondan uzak durmalıyım. Kimi kandırıyorum ben?!

Kimse sonsuza kadar yalan söyleyemez.


İlk kitaptan spoiler içerebilir! Obsidiyen’in yorumuna buradan ulaşabilirsiniz.

“Kaçmaya çalışmanın şöyle bir ilginçliği var: Asla gerçekten kaçamıyorsun. Belki geçici bir süre ama tamamen değil.”

Obsidiyen’in yorumunda Katy’i ne kadar çok sevdiğimden bahsetmiştim. Oniks tüm bu söylediklerimi boğazıma tıktı. Allah’ım. Sinir krizi geçirdim Katy yüzünden. Anlamıyorum. Yaşanan onca şeyden sonra hala Daemon’a nasıl yalan söyler? Neden önemli olduğunu bildiğin halde çoğu şeyi ondan saklar, neden? Tamam. Sonlarda Katy bu yaptığı yanlışlarla yüzleşince onunla beraber bende az gözyaşı dökmedim (Evet, ağladım. Çünkü Katy’nin duyguları çok gerçekçi anlatılmıştı.) ama bana bu kadar da olmaz dedirtti. Daemon, söylediklerinde samimi olduğuna inandırmak için elinden geldiğini yaptı. Ama Katy ne yaptı? Tüm bu söylediklerini aralarındaki uzaylı bağına yordu. İnanmak istemedi. Gerçekten çok sinirlendim bu kitapta. Bi ara kitabı bırakıp çığlık attığımı hatırlıyorum.

“Ben annemle babamınki gibi bir şey istiyordum. Yani ölümsüz aşk. Güçlü. Gerçek. Deli saçması bir uzaylı bağı, istediğimi vermezdi.”



Arka kapakta da bahsettiği üzere kitaba yeni bir karakter geldi. Daemon’ın her defasında çocuğun adını ‘bilerek’ yanlış söylemesi beni güldürdü. Öküzlük yapmadığından böyle şeylerle yetindik artık. Yeni karakterden spoiler olmaması için çok bahsetmek istemiyorum. Ama Daemon’dan bahsedebilirim. Bu kitapta gözle görülebilir şekilde değişim geçirdi. Öküzlüklerini özledim resmen.

"Teşekkür ederim," diye mırıldandı tembel bir şekilde.
Gözlerim fal taşı gibi açıldı. "Uyuduğunu sanıyordum."
"Neredeyse ama gözünü dikmiş bana bakıyordun."
Kıpkırmızı oldum. "Bakmıyordum."
Daemon tek gözünü açtı. "Yalan söylediğinde kıpkırmızı oluyorsun hep."
"Kızarmıyorum." Kızarıklığın, boynumdan aşağıya yayıldığını hissettim.
"Yalan söylemeye devam edersen gitmem gerekecek," diye tehdit etti yarı gönülsüzce. "Namusumun güvende olduğunu düşünmüyorum.

Bu arada kitapta en sevdiğim sahnelerden birisi de Daemon ve Katy’nin vlog çekmesiydi. Umarım diğer kitaplarda da vardır. Çünkü burada kısacık anlatılmasına rağmen ben çok eğlendim.

Derin bir nefes alarak vlog'umu hazırlamaya başladım. "Selam, ben, Katy'nin Çılgın Saplantısı'ndan Katy. Bu kadar uzun süre ortalardan yok olduğum için özür dilerim. Okul ve..." -gözlerim bir anlığına Daemon'a kaydı- "başka işler yüzünden oldu ama her neyse, bir misafirim var. Bu..."
"Daemon Black," diye cevap verdi Daemon, benim yerime. "Geceleri gözüne uyku girmeden hakkında fanteziler kurduğu erkek benim."
Ona cevaben dirsek atarken yanaklarım kıpkırmızı oldu.”Bu kesinlikle doğru değil. O benim komşum…”
“Ve de tamamen saplantı haline getirdiği erkeğim.”
Kendimi zorlayarak gülümsedim. “Egoistin tekidir ve kendi sesini duymayı sever ama çıtını çıkarmadan durmaya söz verdi. Değil mi?”

İlk kitaba göre daha güzeldi. Daha fazla aksiyon vardı. Daha sinir krizi geçirtmelikti. Her şeye rağmen çok beğendim Oniks’i. Sonu da heyecan vericiydi. Dayanamayıp Opal’ın ilk bölümünü okudum ama şu an ona devam etmeyi düşünmüyorum.

“Ama seviyordum onu.
Öküz de beni seviyordu.”


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder