19 Haziran 2015 Cuma

Fırsatçı – Tarryn Fisher

             Kitap Adı: Fırsatçı
             Yazar: Tarryn Fisher
             Orjinal Adı: The Opportunist
             Seri Bilgisi: Love Me with Lies, #1
             Yayınevi: Aspendos Yayınları 
             Basım Yılı: 2013
             Sayfa Sayısı: 316
             Goodreads Puanı: 4.31

           Puanım:
   
         




Kalbini sadece bir kez verebilirsin; ondan sonraki her şey ilk aşkının peşinden gelir.

Her fırsattan istifade etmesiyle bilinen sivri dilli Olivia Kaspen, akılsızca çekip gitmesine izin verdiği eski erkek arkadaşı Caleb Drake ile şans eseri karşılaşınca kendisini ilk aşkıyla ikinci bir şans isterken bulur. 

Caleb'ın hafızasını kaybettiğini öğrenen Olivia, onu geri kazanmak için ne kadar ileri gidebileceğine karar vermelidir. Ancak gerçek kimliğini ve kötü geçmişlerini gizli tutmaya çalışan Olivia'nın en büyük engeli Caleb'ın kurnaz yeni kız arkadaşı, Leah Smith'tir. 

Böylece bu iki hırslı kadın arasında kendilerini hatırlamayan bir adamı elde etmek için girdikleri vahşi bir mücadele başlar. Ama çok geçmeden Olivia, bir zamanlar kendisinin olanı almak için savaşırken yalanlarının sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalır. 

Peki, aşk her şeyi affeder mi?



"Bence bir kere kalbini verdin mi bir daha alamazsın. Geri kalan hayatında sadece kalbin sendeymiş gibi yaparsın." 

Bu kitap, Allah’ım bu kitap. Ben bu seriyi internet sitelerinde sürekli görüyordum ve her gördüğümde kesin aptal bir aşk hikayesidir diyordum. Tabii ki bunun tek sorumlusu kapakları. Böyle bi serinin kapakları bunlar olmamalıydı. Neyse işte sonra instagramda sürekli bu kitapları görmeye başladım. Ve herkesin yorumu çok güzeldi. Zaten ucuzdu ve bende aldım. İyi ki de almışım. Ya tereddütünüz varsa bence kesinlikle alın, bir şans verin. 
İki hırslı kadının sevdikleri adam için yapabileceklerini gördüm bu kitapta. Kadınların ne kadar tehlikeli olabileceklerini de.

"İkimizde mutluluğumuzu elde etmek için ruhumuzu satmaya hazırdık. Aynı adamı sevmiştik."

Genelde Leah'dan nefret edilmiş, Olivia da sevilmemiş. Olivia'yı neden sevmediğinizi anlıyorum çünkü yalanları bir bir ortaya çıkarken bende baya sövdüm kıza. Gül gibi çocuğa yapılacak şey mi bu? Gerçi ben sonunda daha büyük bir sey bekliyordum ama düşününce bu yaptıklarının da Caleb'in canını nasıl acıtabileceğini anlayabiliyorum. Benim bile canımı acıttı çünkü. Çok kötü.

"Canım acımayacak. Canım acımayacak. Canım acımayacak... Canım ateşe verilmiş gibi acıdı. Sanki içim dışıma çıkmış gibi acıdı ve kanım yerlere akıyormuş gibi yaralı ve savunmasız hissediyordum."

Of. Caleb kızı öyle güzel seviyor ki. Of. 

"Bir insan en çok sevdiği şey kadar iyidir, değil mi?" 

Kitap bittiğinde kalbimde büyük bir boşluk hissettim. Ya anlatmayacağım daha fazla. Spoiler da vermek istemiyorum. Ama beni çok etkiledi bu kitap. Pazar günü bitirmeme rağmen hala her saniye aklıma geliyor ve canım acıyor. Zaten kitabin sonu yazarı öldürme sebebim. Sonu iğrençti. Ben bencillik yapmayıp sevdiğim adamın mutluluğunu düşünür müydüm? Bilmiyorum, sanırım bu fedakarlığı yapamazdım ben. Zaten fedakarlık mı orası tartışılır. Bu arada yazarın bildiğim kadarıyla ilk kitabi ve buna rağmen dilini çok sevdim.

"Kalbini sadece bir kez verebilirsin; ondan sonraki her şey ilk aşkının peşinden gelir."


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder