30 Haziran 2015 Salı

Kurucunun Kızı - Amy Engel

Kitap Adı: Kurucunun Kızı               
Yazar: Amy Engel
Orijinal Adı: The Book of Ivy
Seri Bilgisi: The Book of Ivy, #1
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Basım Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 272
Goodreads Puanı: 4.24

  Puanım: 



Dehşet verici bir nükleer savaş sonrası Amerika Birleşik Devletleri büyük ölçüde yok edilmiş, sadece küçük bir grup hayatta kalmıştı. Geriye kalanları kimin yöneteceği konusunda Lattimer'lar ve Westfall'lar arasında çıkan savaşı Westfall ailesi kaybetmişti. Ve beş yıl sonra barış ve kontrol, her yıl yapılan bir törenle, kaybeden tarafın kızları ile kazanan tarafın erkeklerinin evlendirilmesiyle sağlanmaktaydı.

Bu yıl benim sıram gelmişti. Benim adım Ivy Westfall ve görevim basitti: Başkan'ın oğlunu, müstakbel kocamı öldürmek ve Westfall ailesinin gücünü geri kazanmasını sağlamak. Ama görünen o ki, Bishop Lattimer ya çok yetenekli bir oyuncu ya da ailemin iddia ettiği gibi kalpsiz, zalim bir çocuk değil. Hatta beni bu dünyada gerçekten anlayan tek kişi bile olabilir. Ama kaderimden kaçmama imkân yok. Ben Westfall mirasını geri alacak kişiyim. Bishop ölmeli. Ve onu öldüren ben olmalıyım… 

“Ama bizim dışımızda kimse, kim olacağımızı kontrol edemez.”


İlk olarak kitabın cildinin ve basımının çok hoşuma gittiğini söyleyeceğim. Beyaz ciltli olması gerçekten güzel ama beni rahatsız eden bir şey var. Bildiğim kadarıyla seri iki kitaptan oluşuyor ve ilk kitabın sayfa sayısı 270?? Buna gerek var mıydı emin değilim. Bence yazar iki kitaptaki olayları toplayıp bir kitap çıkartabilirdi ortaya.

Konudan bahsedecek olursak yaşanan nükleer savaş dünyanın büyük bir kısmını yok etmiş, geriye küçük bir grup hayatta kalmıştı. Bu hayatta kalanlar bir araya gelerek yeniden bir yaşam kurmaya çalışmışlardı ve bunu gerçekleştirebilmek için de bir başkan, bu topluluğu yönetecek biri gerekliydi. Ülkede Lattimer’lar ve Westfall’lar arasında çıkan iç savaşı Lattimer’lar kazanmıştı. Kaybeden tarafa Kurucu unvanı verilirken, kazanan taraf ise şehri yöneten Başkan unvanını almıştı. Böylece Westfall’ların demokrasi hayalleri suya düşmüş ve yerini suçluların (adam öldürme, hırsızlık yapma, tecavüz) sınır dışı edilerek ölüme terk edildiği bir yönetim şekli almıştı. Ayrıca barış ve kontrolü sağlamak için de her yıl yapılacak bir törenle, yapılan bazı testler sonucu birbirine uyumlu bulunan kaybeden tarafın kızları ile kazanan tarafın erkekleri evlendirilmekteydi. Ve bu sene sıra kurucunun kızı ve Başkan’ın oğlundaydı!!

“Aşk kanunlaştırabileceğin bir şey değildi. Aşk tablolardan, grafiklerden ve eşleşme oranlarından daha fazlasıydı. Aşk karışık ve karman çormandı ve rastlantısal büyüsünden onu yoksun bırakmak bir hataydı.”




Ivy Westfall’ın elinden kiminle evleneceği özgürlüğünün alınması yetmiyormuş gibi bir de babasının planlarının da önemli bir parçası hale geliyor. Babasının yönetimi ele geçirip demokrasiyi geri getirmesi için bir şey yapmalı: kocasını, Başkan’ın oğlunu, Bishop’u öldürmeli.

“Belki özgürlük abartılıyordur. Savaştan önce özgürlüğümüz vardı. Bak bizi nereye getirdi.”



Bu kitap, Bishop’un da başta bahsettiği gibi Romeo ve Juliet’in distopik evrene uyarlanmış hali. Düşman aileler ve talihsiz genç aşıklar…

“Ama zor yoldan öğrenmiştim, kime aşık olacağımızı seçemezdik. Aşk bizi seçerdi. Aşk uygunluğu ya da kolaylığı ya da tasarıları umursamıyordu. Aşkın kendi planları vardı ve tek yapabileceğimiz yolundan çekilmekti.”

Ivy karakteri beklediğimden daha güçlü, daha başına buyruk, daha akıllı bir kızdı ve bu özelliklerini çok sevdim. Bishop da beklediğimden daha samimi, daha romantik ve en az Ivy kadar güçlü bir karakterdi. Anlayacağınız karakterler sizi çileden çıkartmıyorlardı. Aralarındaki ilişkinin bir anda olması yerine yavaş yavaş gelişmesi ve aşk üçgenin olmaması da güzeldi.

“Dürüst olayım mı? Çoğu insana güvenmiyorum. Senin haricinde.”
“Neden ben?”
“Çünkü herkesin güvenecek birine ihtiyacı vardır. Öbür türlü hayat çok yalnız olurdu. Ve ben de sana güveniyorum.”

Kurucunun Kızı, kendi türüyle karşılaştırıldığında eksikleri de göze çarpıyor tabii. 270 sayfacık olduğu için bir günde bitiyordu ama aksiyon çok azdı. Mesela çitin dışından yapılan küçük bir saldırı olabilirdi. Ya da başka bir şey, bilemiyorum. Yazar, genelde Ivy’nin içinde yaşadığı çatışmalar üzerinde durmuştu ama açıkçası farklı bir şey de bekliyordum. Kurucunun kızı ve Başkan’ın oğlu oldukları için arkadaşları yoktu ama daha da çok yan karakter olabilirdi. Ve ben dünyanın daha ayrıntılı anlatabileceğini düşünüyorum. Çünkü aklımda küçük de olsa birkaç soru işareti kaldı.
Bir de herkesin o çok beğendiği kitabın sonu var. Böyle bir şeyi ben de hiç beklemiyordum. Çok şaşırdım ve sanırım biraz ağladım… Kitabın sonuna bakarak ikinci kitapta daha çok aksiyon olacak gibi. Umarım da öyle olur.

Sonuç olarak kurgu bakımından güzeldi fakat eksikleri vardı ve beklentimin biraz altında kaldı. Fakat aksiyonun az olması sizin için büyük bir sorun değilse kesinlikle okumanız gereken bir kitap.



“Savaşta ölen herkes suçlu değildir. Bazen sadece yanlış taraftadırlar.” 

                
            

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder