11 Temmuz 2015 Cumartesi

Gözlerindeki Canavar - J.M.Darhower

Kitap Adı: Gözlerindeki Canavar
Yazar: J.M.Darhower
Orijinal Adı: Monster in His Eyes
Seri Bilgisi: Monster in His Eyes, #1
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Basım Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 448
Goodreads Puanı: 4.28

 Puanım: 






Kırmızı Başlıklı Kız, Koca Kötü Kurt'a âşık olursa… Ignazio Vitale iyi bir adam değildi. Onu ilk gördüğümde tehlikeyi sezmiştim. Karanlık ve öldürücü… Büyüleyici ve ürkütücü... İstediğim her şey ve ihtiyacım olan son şey... Saplantı…

Beni ağına düşürmesi, yatağa atması ve hayatına dahil etmesi çok uzun sürmedi. Onun sırları vardı, hayal bile edemeyeceğim sırlar… Gözlerindeki karanlık, ürkütücü ve heyecan vericiydi. O, yakışıklı prens maskesi ardına gizlenmiş bir canavardı ve maskesini çıkardığında her şey değişmişti. Ondan nefret etmek istiyordum. Bazen ediyordum da... Ama bu onu sevmeme engel olmuyordu.
  
“Belki de masal yanlıştır.
Belki de Külkedisi sonsuza dek mutlu yaşamamıştır.
Belki de gece yarısı olduğunda oradan kaçmak istemiştir.
Belki de prensi buna izin vermemiştir.
Benimki vermedi.
Vitale"

Karissa Reed, annesinin aşırı korumacı davranışlarından ve sürekli yaşadıkları yeri değiştirmesinden bunalmış, kendisine bir yuva olacağını düşündüğü New York’a üniversite için yerleşmiştir. Maddi durumu pek iyi olmadığı için New York University’de burlu olarak okumaktadır. Bursunu almaya devam etmesi için de ders notlarını yüksek tutması gerekmektedir.Yurtta oda arkadaşı olan Melody’nin kolay olduğu konusundaki ısrarlarına dayanamayıp beraber Felsefe dersini almaya başlarlar fakat Felsefe sandıkları kadar kolay bir ders değildir. Bir gün Felsefe dersi çıkışında telefonunu sıranın altında unuttuğunu fark ederek sınıfa geri döndüğünde hem yakışıklı hem de tehlikeli görünen Ignazio ile tanışır. Ve hayatı birden hiç beklemediği şekilde değişir.

“Aşk; çirkinlikte güzelliği, karanlıkta ışığı görmek demekti ve ışıklar sönükken önümü göremiyor olsam bile orada bana yol gösterecek bir şey olduğunu bilmekti. Aşk; kendini tersyüz etmek, başka birine teslim etmek ve ona güvenmekti…Sana dokunacağına, seninle ilgileneceğine, sana teslim olacağına ama ne olursa olsun ona verdiklerini asla paramparça etmeyeceğine inanmaktı.”

Erotik roman olduğunu bilerek kitaba başlamıştım ama yine de ilişkilerinin cinsellikle başlaması beni hayal kırıklığına uğrattı. İlk önce aralarında gerçek bir aşk görmeyi isterdim. Fakat bu durum daha sonra yerini aşka bıraktığında bu sahnelere çok da takılmadım. Normalde erotik roman okumayı seven birisi değilim ama daha önce dediğim gibi bu sahneler beni sıkmadı ya da rahatsız etmedi. Eğer konuyu merak ediyor ama sırf bu yüzden –erotik roman olduğu için- kitabı almıyorsanız hata yapıyorsunuz. Sadece sizi rahatsız edebilecek bir sahne vardı ama oraya da o kadar çok takılmadım ben.

“Hayır…Ben seni sadece sevmiyorum, sana aşığım.”

“Bir fark var mı?”

“Var. Birini sevdiğin zaman onun için en iyi olanı istersin... Ama ona aşıksan, onu kendin için istersin. Ve bu ikisi her zaman aynı şey değil. Sırf seni istiyor olmam senin için en iyisi olduğum anlamına gelmez... ”

Ignazio Vitale (Naz), bazı yönleriyle Christian Grey’e benzetiliyordu ama Ignazio kesinlikle farklı bir karakter. Gözlerindeki Canavar da –henüz Özgürlüğün Elli Tonu’nu okumamış olsam da - daha başarılı bir kurguya sahip. Başlarda Ignazio’yu daha önce okuduğumuz kötü çocuklara benzettim. Hani bir kıza aşık olup bambaşka bir adama dönüşen sözde kötü çocuklara. Bknz: Travis Maddox… Fakat Ignazio Vitale gerçek bir kötü adam. Adam diyorum çünkü Ignazio 38 yaşında ve Karissa ile aralarında 20 yaş var. Evet, çoğu okuyucu rahatsız eden bir durum da buydu. 20 yaş. Koskaca 20 yaş. İlk başlarda bu yaş farkı gözümüze batmıyordu ama son bölümlerde biraz komik bir duruma dönüştü. Ama kurgu için gerekli olduğu için yaş farkına çok da takılmamak gerek.

“Seni uyarıyorum. Ben iyi bir adam değilim, Karissa ve asla da olmayacağım. Sakın beni düzeltebileceğini ya da bir gün değişeceğimi düşünme. Öyle bir şey olmayacak. Şunu anlamak zorundasın: Eğer bu iş daha ileri giderse, eğer kalmamı istersen bir gün çekip gitmene izin vermeyeceğim.”

Gözlerindeki Canavar, karakterlerin aşkını ve nefretini bir arada yaşadığı bir hikaye. Benim kitap hakkındaki düşüncelerim de hemen hemen böyle. Hem  kitabı çok sevdim hem de nefret ettim. Bana göre Ignazio mükemmel bir karakter değil ve ona hiç ısınamadım. Yaptığı her şeye rağmen Karissa’dan bir kere bile özür dilemedi. Karissa’nın sorduğu sorulara soruyla cevap veren, kelime oyunu yaparak hep kendini haklı çıkaran bir karakter. Ama Karissa da da suç yok değil. Sevdiği adam yaptığı işi söylemiyor, gecenin bi saatinde işim var deyip çıkıp gidiyor ama kızın umurunda değil. Aslında umurunda fakat öğreneceklerinden korktuğu için tüm bunları sineye çekiyor ama yine de insan bi durur, şimdi öğrenmezse ilerde öğrendiğinde neler olacaklarını düşünür. Fakat Karissa cevap bulamadığı sorularını tekrarlamayan bir kız ve bu sinir bozucu bir durum. Kitabın sonlarında Naz’ın tüm sırlarını öğrendiğinde yaşadığı acının bu kadar büyük olması malesef biraz da onun suçu. Ignazio maskesini indirip arkasındaki canavarı gördüğümde küçük çaplı bir kalp krizi geçirdim, evet. Bu kadarını da beklemiyordum. Çünkü son 3-4 bölüme kadar sonu tahmin etmek imkansızdı. Gerçekten başarılı bir kurguya sahip. Yazarın dili de öyle.  Karissa’nın sonda yaşadığı acıyı, aşkının nasıl yavaş yavaş nefrete dönüşünü anlatış şekli çok güzeldi.

“Senden nefret ediyorum ama yine de seni seviyorum. Sanki… Bu iki duyguyu aynı anda nasıl hissedebilirim?”

“Aşkın zıttı nefret değildir, Karissa. Umarsızlıktır. Sen tutkulu birisin. Aşk ve nefret... Birbirlerinden çok uzak değiller. İkisi de tutku ister, teninin altına işleyerek seni tüketecek birini ister.”

Her ne kadar kitap bittiğinde çok etkilenmiş, kitapta pek çok yeri işaretlemiş ve kitabı çok beğenmiş olsam da Karanlıkta Buldum Seni de olduğu gibi kitaba puanı verirken çok zorlandım. Keşke olmasa dediğim sahneler vardı. 3.5-4.5 arasında gidip gidip geldim ve sonunda 4 verdim ama hala bu puandan da emin değilim...

 Ayrıca serinin kapaklarını da çok beğeniyorum ve 2.kitabı sabırsızlıkla bekliyorum.



“Beni mahvetmek için yola çıkmış ama bana aşık olmuştu.
Ben de ona aşık olmuştum ve beni asıl mahveden bu olmuştu.”

          

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder