30 Ağustos 2015 Pazar

KABT 6.Blog Tur // İlluminate Bana Ruhunu Ver - Aimee Agresti

Kitap Adı: İlluminate Bana Ruhunu Ver
Yazar: Aimee Agresti   
Orijinal Adı: Illuminate
Seri Bilgisi: Gilded Wings, #1
Yayınevi: Optimum Kitap
Basım Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 534
Goodreads Puanı: 3.72

   Puanım:



Onlara inanmak istemiyordum. İnanmak istediğim Lucian'ın benden hoşlandığı ve bunun bir oyun olmadığıydı.
Durdu ve bakışlarını bana doğru çevirdi. Çok önemli bir şey söyleyecek gibi doğruldu.
"Dün gece konuştuklarımızı düşündün mü?" 
"Fotoğraflar üzerinde çalışıyordum. Sonra da uyuyakalmışım. Çok yorulmuşum."
"Düşün Haven! Yapabileceğin çok fazla şey var."
"Tam olarak ne istediğinden emin değilim."
Eğildi ve kulağıma fısıldadı. Nefesi tüylerimi diken diken ederken yaralarım acıyor, batmaya başlıyordu. 
'Ruhun…" dedi. "Bana ruhunu ver lütfen.'

“Hayatınızı mahvedecek bir şeyin size doğru gelmesini ve sizin onu durdurma gücünüzün olmamasını bilmekten daha kötü bir şey olamaz.”


16 yaşındaki lise öğrencisi Haven Terra, okuldan iki arkadaşıyla beraber Lexington Oteli’ne konuk öğrenci olarak çağrılmıştır ve orada staj yapmaya başlamıslardır. Fakat otelde her şey göründüğü gibi değildir. Ona yol göstermeye çalışan bir kitap, bir anda alev alan çiçek, değişen resimler, tuhaf konuşmalar ve daha niceleri. Sırları çözmeye çalışan Haven Terra bir anda kendisini bir aşk üçgeninin içinde bulmuştur.

Haven’ın staj arkadaşlarından Dante samimi ve çok eğlenceli bir karakterdi. Her ne kadar bi ara beni çok sinirlendirdiyse de sonra yaptığı şeylerin asıl nedenini öğrendiğimizde çok da kızamadım ona.

“Sen gerçeksin ve sana olan hislerim nasıl başlamış olursa olsun gerçekti. Beni gafil avladın Haven Terra.”

Her kitapta olduğu gibi burada da aşk üçgeni mevcut. Haven Terra, çekici patronu Lucian ile zeki ve sessiz staj arkadaşı Lance arasında kalıyor. Çoğu kişi Lucian’ı sevse de ben ona pek ısınamadım. Buna bende çok şaşırdım çünkü herkes gibi bende ister istemez kötü çocukları seven birisiyim ama bu sefer Team Lance diyorum.

“Başından savdığın adamın senin için doğru kişi olmadığını bilsen de gönül yarasının verdiği acı buna rağmen hala devam edebiliyor.”

Arka kapağı ve ismiyle sizi heyecanlandıran bu kitap kalınlığıyla da beni ürkütmedi değil. Normalde tur kitabı olarak gelmeseydi asla almam dediğim bir kitaptı. Her ne kadar konusu merak uyandırıcı olsa da önyargıyla başladım kitaba. Ama kitap beklediğimden daha iyiydi. Zaten kitabın konusu diğer fantastik kitaplara göre çok farklıydı ama yazar asıl konuya gelene kadar sizi çok sıkıyordu. Kitabı bitirmek zorunda olmasam yarım bırakmayı bile düşünebilirdim. İlk 200-250 sayfadan sonra kitap çok akıcı bir hale geldi fakat olaylar yavaş yavaş açığa çıkarken Haven beni çok sinirlendi. Olan tüm bu gariplikleri çok normal bir şeymiş gibi karşılamasını aklım almadı. Belki Haven’a ısınsaydım kitabı daha çok sevebilirdim ama maalesef olmadı.

 “Eğer bir şeyin dışından o şeyin içine bakıyorsanız içerdeki her şey sizden daha kıymetliymiş izlenimine kapılırsınız.”

Kitabın sonunu çok beğendim. Tahmin ettiğimden daha farklı bir olay vardı ve bu beni çok sevindirdi. Serinin devamında ne olacağını çok merak etsem de seriye devam edip etmeme arasında kararsızım. Farklı tarzda kitap arayanlar bu kitaba da bi şans versin derim. Ama beklentinizi yüksek tutmayın.

           
                          

1 yorum:

  1. Bende sonunu sevmiştim ama bir nokta vardı ki 'o ne laann. -.-' dedim açıkçası. ^^

    YanıtlaSil