6 Ağustos 2015 Perşembe

Tek İsim Tek Kader - John Green & David Levithan

Kitap Adı: Tek İsim Tek Kader
Yazar: John Green & David Levithan
Orijinal Adı: Will Grayson & Will Grayson
Seri Bilgisi: -
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Basım Yılı: 2015
Sayfa Sayısı: 336
Goodreads Puanı:

  Puanım:





Will Grayson
Ya çılgın dostunuz hayatınızla dalga geçen bir müzikal sahneliyorsa
Ve hoşlanmadığınızı sandığınız kız sizden hoşlanmaya başladıysa?

Öteki Will Grayson
Ya yapayalnız hissettiğiniz bu dünyada tek gerçeğiniz depresyonunuzsa
Ve hiç tanışmadığınız birine sırılsıklam âşık olduysanız?

İkisinin de ismi Will Grayson;
İkisi de Şikago'da yaşıyor
Ve ikisi de on yedi yaşında…
Ortak bir de dertleri var:
Aşka duydukları su katılmamış korku…

“Belki bu gece kapılmaktan korkuyorsunuz, belki burada veya bir başka yerde düşündüğünüz, düşününce endişelendiğiniz, dert edindiğiniz biri var, kapılıp gitsem mi diye düşünüyorsunuz veya nasıl ve ne zaman tutunabileceğinizi.  Ama size şunu hatırlatayım dostlarım, nasıl tutunacağınızı düşünmeyin çünkü tüm mesele kapılıp gitmekte."

Tek İsim Tek Kader, ilk çıktığı sıralar hiç yorum okumadan aldığım bir kitaptı. Çoğu kişi John Green sevmese de ben seviyorum. John Green’in yarattığı karakterleri seviyorum. O karakterlerin gelişimini seviyorum. Bana bir şeyler katıyor. Arkadaşlığa, dostluğa, sevgiye dair…

Ben: Sevginin nesi iğrenç biliyor musun?
Ö.w.g.: Nesi?
Ben: Gerçeklere sıkı sıkıya bağlı olması.

Tek İsim Tek Kader, John Green ve David Levithan’ın beraber yazdığı bir kitap.Bu kitap çıktığında David Levithan’ın Türkçeye çevrilmiş bir kitabı henüz ülkemizde yoktu ama şu an Pegasus Yayınları’ndan çıkan Her Gün kitabı var. Onu da en kısa zamanda alıp okumak istiyorum.

“Eğer badi listesinden daha aptalca bir şey varsa o da asdfgh ünlemi. Birisi benimle yazışırken böyle bir şekilde gülse bilgisayarı kaldırıp yakınımda kim varsa kafasında kırarım. Kimse komik bulduğu bir şeye böyle gülmez! Bence asdfgh zehirlenme efekti filan olmalıydı. Nefes alamıyorum, boğuluyorum ve öğürüyorum. Yardım edin asdfghasdfgh!

Bir de nbr var. Hal hatır sorarken bile iki harf eksik yazabilecek kadar üşengeçsen hatırımı sorma zaten, göt lalesi.

Ya <3 işaretine ne demeli? Kalbe benzediğini mi sanıyorsunu<? Öyleyse daha önce hiç testis görmemişsiniz demektir.

Kib! O ne demek? Kendime iyi mi bakayım yoksa katlanılmaz iğrenç birisi miyim? Ben senin embesilce kısaltmalarını anlamak ZORUNDA MIYIM geri zekalı?”

İki yazar da birbirinden farklı ama isimleri aynı olan karakterler yaratmış ve bu iki karakteri tesadüf eseri bir yerde karşılaştırmışlar.

“Seni sevemeyecek birisi seversin çünkü karşılıksız aşkı atlatabilirsin ancak bir zamanlar karşılık bulup da bitmiş bir aşkı atlatamayabilirsin."

İlk Will Grayson’ın hayatta iki önemli kuralı vardır: çok umursamamak ve susmak. Ayrıca Tıfıl Cooper adında oldukça iri ve eşcinsel olan bir arkadaşı vardır. Will Grayson, bu arkadaşlığı kendisinin seçmediğinden, Tıfıl’ın yanında kendisini onun arada sırada kullandığı bir oyuncak olarak gördüğünden, sadece işi düştüğünde onun yanında olmasından yakınmaktadır. Bunları fark etmesi bir anda değil yavaş yavaş olmuştur ve gerçeğin farkına vardığından en az öteki Will Grayson kadar depresif bir karaktere bürünmüştür.

“Ama söz konusu arkadaşlıksa hiç böyle bir şey olmuyor. Bir ilişkiyi sürdürmeyi seçen sensin. Arkadaşlıksa senin bir parçan.”

Öteki Will Grayson ise melankolik bir gençtir  ve internetten tanıştığı bir çocuğa  aşıktır. Daha önce kimseye gey olduğunu açıklamasa da öyle olduğunun farkındadır. Bu olayı çok yanlış anlamışlar aslında. Will Grayson’ı gey olduğu için depresif bir karakter olduğunu düşünüşler ama okuyunca öyle olmadığını anlıyoruz.

“Bir şeyler kırıldığı zaman onların tekrar bir araya gelmesini engelleyen, kırılma eylemi değildir. Sebebi ufak bir parçanın kaybolmasıdır… artık son iki parça istese bile bir araya gelemez. Tüm şekil değişmiştir.”

İlk Will Grayson’ın bölümlerini John Green’in yazdığını düşünüyorum çünkü Tıfıl Cooper tam da John Green’in yaratabileceği bir karakter. Başlarda öteki Will Grayson’ı daha çok sevmiştim. Daha depresif olanını yani. Depresif karakterlere karşı bir sempatim var ama zaman geçtikçe diğer Will Grayson’ı da anlamaya ve sevmeye başladım. Aynı zamanda Tıfıl’ı da öyle.Tıfıl Cooper dışarıdan çok mutlu gözüken ve kendisinin çok şahane olduğunu düşünen bir karakterdir. Zaten bu yüzden Tıfıl’ı başlarda sevememiştim ama sonra onun da içini, çektiği acıları öğrendik ve bir kez daha mutlu olmak için gülümsemenin yetmediğini öğrendim.

“Kedi ben değilim aslında. Kedi ikimiziz. Ben fizikçiyim. Sen fizikçisin. Kedi ikimiziz. Fizikçi kedinin ölü olup olmamasını umursamıyor; sadece bilmek istiyor.”

Kitabı okuduktan sonra blogda yapılan yorumlara baktım, çoğu kişi kitaba düşük puanlar vermişti. Açıkcası çok şaşırdım çünkü benim pek çok konuda ders çıkardığım, yüzümde bir gülümsemeyle bitirdiğim ve çok eğlendiğim bir kitaptı. Herkes kitabın sonun ne kadar havada kaldığından bahsediyordu. Ama unuttukları bir şey var: Tek İsim Tek Kader bir John Green romanı. John Green’in çoğu kitabının sonu böyle zaten. Havada bitmiş gibiler ama aslında değiller. Bazen bu beni de çok rahatsız etse de ( Kağıttan Kentler’de olduğu gibi) bu kitaba daha uygun bir son düşünemiyorum.

“Bence arkadaşlık bu kadar kolay kurulmamalı. Sanki insanlar ruh ikizi olmak için aynı grupları sevmek yeteceğini düşünüyorlar. Ya da kitapları. İnanmıyorum! Sen de mi Çavdar Tarlasında Çocuklar'ı seviyosun... ay tıpkı bi elmanın iki yarısıyız! Hayır, değiliz. Sadece edebiyat hocamız aynı. Arada fark var.”

Kitabın teması LGBT olduğu için kitaba karşı önyargı besleyenler var. Bu çok saçma. İlla birini sevmek için, ona aşık olmak için hemcinsimiz olmaması mı gerekiyor? Erkeksek erkekleri sevemez miyiz? Neden peki? Eşçinsel içerikli kitaplar okumayı sevmeyenlere bu kitabı önermem ama bu önyargınızı yıkmak için okumanızı isterim. 

“Ne çok şeyin bir dosta bağlı olduğunu düşündüm. Sabahları uyanınca ayaklarını yataktan aşağı uzatır, yere basar ve ayağa kalkarsınız. Yağın ucuna kadar gidip zeminin orada olup olmadığını kontrol etmek için aşağı bakmazsınız. Zemin hep oradadır. Olmadığı ana kadar.”

1 yorum:

  1. Merhaba ^^
    Bloguna izleyici oldum, ben de beklerim :)
    http://dusesingunlugu.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil